Ana Sayfa | Hakkımızda | Bize Ulaşın | Üye Ol | Haber Arşivi | Sık Kullanılanlara Ekle
HAKKIMIZDA
BİZE ULAŞIN
HİZMETLERİMİZ
PSİKOLOJİK SORUNLAR
 
YEME BOZUKLUĞU: BULİMİA NERVOZA
Bulimikler genellikle yüksek kalorili ve kolay hazmedilebilen yiyecekler yerler. Tıkınmalarını sıklıkla gizlice yaparlar. Çok hızlı bir şekilde yerler, yemeğin tadından dolayı doyum almazlar. “Kendilerini doldurduklarını” hissettikleri için doyum aldıklarını söylerler.

Bulimia Nervoza iki yeme bozukluğundan biridir. Diğer yeme bozukluğu, Anoreksiya Nervoza’dır. Anoreksiya Nervoza, çok az miktarda yiyecek alımı ve aşırı kilo kaybının olduğu bir bozukluktur. Bu hastalar yoğun bir şişmanlama korkusu içindedirler. Bulimia Nervoza’da ise hastalar, ardışık tıkınma dönemleri yaşarlar ve kilo alımlarını engellemek için kusma gibi telafi edici davranışlar gösterirler.

Bulimikler genellikle yüksek kalorili ve kolay hazmedilebilen yiyecekler yerler. Tıkınmalarını sıklıkla gizlice yaparlar. Çok hızlı bir şekilde yerler, yemeğin tadından dolayı doyum almazlar. “Kendilerini doldurduklarını” hissettikleri için doyum aldıklarını söylerler. Açlıklarını bastırmak için yemezler. Kendilerini tamamen dolu hissedene kadar, daha fazla yiyemeyecekleri son sınıra kadar yemeye devam ederler. Aşırı kilolu olmaktan korkarlar ve kilo almamak için en basit yolun kendilerini kusturmak olduğunu düşünürler. Parmaklarını boğazlarına götürerek, laksatif kullanarak yediklerini çıkaranlar vardır. Böylece tıkınmaya son verirler ya da bir sonraki yemeğe yer açmış olurlar. Tıkınırcasına yemelerini, karın ağrılarının şiddetlenmesi veya uyuya kalmaları da sonlandırabilir. Öğünlerini genelde kusarak yedikleri için, vücutları, ihtiyaç duyduğu besinlerin çok az bir miktarını alabilir. Bulima ciddi fiziksel komplikasyonlara neden olabilir. Bulimiklerin üst sindirim sistemleri mide asitlerine maruz kaldığından, sıkça mide ağrısı çekerler. Yinelenen kusmalar potasyum tükenmesine neden olabilir ve bu durum kasılmalara yol açabilir. İdrar yolları enfeksiyonu ve böbrek yetmezliği oluşabilir. Adet düzensizlikleri görülebilir.

Bulimiklerin kilo alma kaygıları dalgalanmalar göstermektedir. Az miktarda yiyeceğin bile kendilerini şişmanlatacağına inanırlar. Kusmaksızın düzenli öğünler yiyememelerinin nedeni, yoğun bir şişmanlık korkusu yaşamalarıdır. Düzenli öğünlerin onları şişmanlatacağına dair mantık dışı inançları vardır. Tıkınırcasına yemelerinin anormal olduğunu bilirler ama kendilerini kontrol edemediklerini söylerler. Bu nedenle suçluluk duyarlar. Özsaygıları düşer, bu da depresyona girmelerine neden olabilir.

Bulimia Nervoza temelde gizli bir sorundur. Bu nedenle yaygınlığı tam olarak bilinememektedir. Kadınlarda daha yaygındır. Bozukluk, daha çok yeni yetmelik döneminin sonuna doğru başlar. Bulimiklerin ana babalarının ve birinci derecede yakın akrabalarının genellikle alkolik ya da depresif oldukları bilinir. Bir bulimiğin annesi aşırı koruyucu ve kollayıcı olabilir. Aşırı şişmanlığından dolayı diyete girip kilo veren, ancak bu kiloları tekrar alan bir anneye de bulimiklerin öyküsünde sıkça rastlanır.

Psikanalitik açıklamalar yeme bozukluklarının, seksten korkan ve seksi sembol olarak yemeyle eşleştiren kişilerde meydana geldiğini öne sürer. Buna göre anoreksi, sembolik olarak gebelikten kaçınmadır. Tıkınma ise, bastırılmış cinsel dürtüler kontrol edilemez hale geldiğinde ortaya çıkmaktadır.

Alternatif açıklamalara göre tıkınma, yoğun bir şişmanlama korkusu ile başlayan bir olaylar zincirinden kaynaklanır. Şişmanlama korkusu, kişinin gerçek vücut ölçüsünü fazlaymış gibi algılaması ve zayıflığa yönelik toplumsal baskılar, ciddi bir diyet kısıtlamasına yol açar. Kişi strese girdiğinde tıkınırcasına yemeye başlar. Tıkınma, stresle başa çıkma yolu olarak benimsenmiş olabilir. Ayrıca tıkınırcasına yemek, haz veren etkinliklerden mahrum bir yaşamın boşluklarını doldurmaktadır. Duygusal uyarılmanın, diyet yapan insanların yeme davranışını arttırdığı bilinen bir olgudur.

Bilişsel Davranışçı Terapilerle, bulimiğin, şişmanlık korkusundan dolayı, kusmaksızın düzenli öğünler yemeye dair mantık dışı inancı üzerinde durulur. Hasta, terapistinin yardımı ile bu inancını değiştirerek, makul yemenin kendisine kilo aldırmayacağını kabul eder. Tıkınmasına yol açan otomatik olaylar zincirini kırmak için çalışmalar yapılabilir. Örneğin kişi, bir süpermarket ya da lokanta önünden geçerken, bir şeyler almadan yoluna devam etmekte zorlanıyorsa, yeni rotalar belirlenir. Hastanın yıpranan özsaygısı, sosyal çevresinin getireceği cesaretlendirici destekle artırılabilir. Hasta, kendisi için baskı yaratabilecek durumları tanımak üzere eğitilebilir. Sorunlu yaşam durumlarında ve kötü duygu durumlarında gerekli olan birtakım becerileri kazanabilir.

Bir yeme bozukluğu olan Bulimia Nervoza’nın prognozuna (gidişine) dair bilgilerimiz sınırlıdır. Bulimik hastalarla yapılan çalışmalarda, bozukluğun süresinin ortalama olarak 5-6 yıl olması, hastalığın kronik bir gidişatı olduğunu gösterir. Hastalığın yeniden başlaması genellikle, yaşam stresleri ve eski alışkanlıklara devam etmeye yönelik sosyal baskılarla başlar. Kişiye bu nüksetmenin muhtemel olduğunun, bunun tedavinin başarısız olması anlamına gelmediğinin açıklanması önemlidir. Bozukluğun tedavisi çok kolay olmasa da, tedaviden başarılı sonuçlar alan hastaların sayısı oldukça fazladır.

KAYNAKLAR

Oltmanns, T.F., Neale, J.M., Davidson, G.C. (2003). Anormal Davranışlar Psikolojisinde Vak’a Çalışmaları (Çev. Ed. İ. Dağ). Ankara: Türk Psikologlar Derneği Yayınları.

Psk. Emir Emre Doğan
 
PSİKOTERAPİ
PSİKOLOJİ KONULU MAKALELER

Ana Sayfa | Hakkımızda | Bize Ulaşın | Üye Ol | Haber Arşivi | Sık Kullanılanlara Ekle Antalya Kadın Doğum hediyelik eşyagüvenlik kamera
  © Her Hakkı Mahfuzdur. 2007 www.antalyaterapi.com Web Tasarım