Ana Sayfa | Hakkımızda | Bize Ulaşın | Üye Ol | Haber Arşivi | Sık Kullanılanlara Ekle
HAKKIMIZDA
BİZE ULAŞIN
HİZMETLERİMİZ
PSİKOLOJİK SORUNLAR
 
PSİKOPATİ
Ölçütleri; evden kaçma, sıkça yalan söyleme, hırsızlık, kundakçılık ve mallara zarar verilmesini içerir. İkinci bileşen ise bu antisosyal davranışların yetişkinlikte de devamını içerir. Yetişkin bir antisosyal düzenli çalışmaz, kanunları çiğner, sinirli tavırlar ortaya koyar, fiziksel saldırganlıklarda bulunabilir.

Antisosyal kişilik bozukluğu kavramı iki temel bileşeni içermektedir. Bunlardan birincisi, 15 yaşından önce bir davranış bozukluğunun varlığına işaret eder. Ölçütleri; evden kaçma, sıkça yalan söyleme, hırsızlık, kundakçılık ve mallara zarar verilmesini içerir. İkinci bileşen ise bu antisosyal davranışların yetişkinlikte de devamını içerir. Yetişkin bir antisosyal düzenli çalışmaz, kanunları çiğner, sinirli tavırlar ortaya koyar, fiziksel saldırganlıklarda bulunabilir. Dürtüsel davranır ve planlı davranmayı beceremez. Gerçeğe saygı göstermez, kötü davranışlarından dolayı vicdan azabı duymaz.

Günümüzde antisosyal kişilik ve psikopati terimleri sık sık dönüşümlü olarak kullanılmaktadır, ancak bu ikisi arasında önemli farklılıklar vardır. Psikopati ölçütleri, antisosyal kişilik bozukluğu ölçütlerinden farklı olarak, psikopatın antisosyal davranışlarından çok, onun psikolojisini ele alır. Psikopatlar olumlu ya da olumsuz tüm duygular yönünden zayıflardır. Utanç duygusu yaşamazlar. Başkalarına karşı hissediyor gibi göründükleri tüm duygular yalnızca bir oyundur. Başkalarını kişisel kazançları için manipule ederler. Psikopatlar, bazı olumsuz duyguların yokluğundan dolayı, hatalarından öğrenemezler. Olumlu duyguların yokluğu ise başkalarına karşı sorumsuzca davranmalarına neden olur. Psikopatların antisosyal davranışları, para ya da benzeri şeylere duyulan ihtiyaçtan değil; büyük bir heyecan için ortaya konmaktadır.

Psikopatinin nedenleri, hem fizyolojik hem de psikolojik değişkenler dikkate alınarak açıklanmıştır. Sevgi yoksunluğunun ve şiddetli ana baba reddinin, psikopatik davranışların temel sebebi olduğu düşünülmüştür. Psikopatik davranış, ana babanın tutarsız disiplin anlayışına ve çocuklarına, başkalarına karşı taşıdıkları sorumlulukları öğretmemelerine de bağlanmıştır.

Psikopatlarda görülen kaçınmayı öğrenme kusurunun, otonom sinir sistemindeki bazı sorunlardan kaynaklandığı düşünülmüştür. Otonom sinir sistemininin, duygu durumları ile ilgili temel bir role sahip olduğu varsayılmaktadır. Bazı araştırmacılar, psikopatların hem dinlenme sırasındaki otonom etkinliklerini, hem de çeşitli uyaran sınıflarına verdikleri otonomik tepkiselliklerini incelemişlerdir. Araştırmalar, psikopatların dinlenme sırasında normalden daha düşük bir deri elektrik geçirgenliğine sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca, yoğun ya da itici uyarıcılar verildiğinde, psikopatların daha az tepkisel oldukları anlaşılmıştır. Ancak, psikopatların kalp atışları incelendiğinde farklı bir tablo ortaya çıkmıştır. Psikopatların kalp atışlarının, dinlenmekte olan normallerinkine benzer olduğu anlaşılmıştır. Psikopatlar, sadece stres verici bir uyaranın beklendiği durumlarda normalden daha yüksek bir kalp atışı göstermişlerdir. Bu durumda, psikopatların normalden daha az uyarıldığı sonucuna hemen varmamız olanaksızdır. Böyle bir sonuca varabilmek için hem elektrodermal (deri elektrik geçirgenliği) hem de kalp atışı ölçümleri verileri arasında tutarlılık olması gerekmektedir. Yine de psikopatların normal bireylere göre daha düşük bir kaygı düzeyine sahip olmalarının ve antisosyal davranışta bulunmakla ilgili çok az bir engellenme yaşamalarının, psikopatik davranışların ortaya çıkmasında etkili olabileceği gözardı edilmemelidir.

Psikopatik olmayı hazırlayan sebeplerin, muhtemelen otonom sinir sistemi de dahil olmak üzere, kalıtsal olabileceği düşünülmektedir. Hem çevresel hem de genetik etkenlerin birlikte rol oynadığı durumların, her bir etkenin tek başına rol oynadığı durumlardan daha fazla antisosyal davranış ortaya çıkardığı görülmüştür. Gen-çevre etkileşiminin, antisosyal davranışın gelişiminde önemli etkisi olduğu anlaşılmaktadır.

Psikopatlarda yürütülen psikanalitik, çevre ve grup terapilerinin başarısız olduğu anlaşılmıştır. Psikopatların, terapistle dürüst ve güvenilir bir ilişki kurma yeteneğinden yoksun olmaları, psikoterapinin etkisiz olmasının temel nedeni olabilir.

KAYNAKLAR

Oltmanns, T.F., Neale, J.M., Davidson, G.C. (2003). Anormal Davranışlar Psikolojisinde Vak’a Çalışmaları (Çev. Ed. İ. Dağ). Ankara: Türk Psikologlar Derneği Yayınları.

Psk. Emir Emre Doğan
 
PSİKOTERAPİ
PSİKOLOJİ KONULU MAKALELER

Ana Sayfa | Hakkımızda | Bize Ulaşın | Üye Ol | Haber Arşivi | Sık Kullanılanlara Ekle Antalya Kadın Doğum hediyelik eşyagüvenlik kamera
  © Her Hakkı Mahfuzdur. 2007 www.antalyaterapi.com Web Tasarım